15 Ekim 2012 Pazartesi

The Adventures of Tintin


The Adventures of Tintin

Tenten’i sever misiniz? O zaman filmini de seversiniz diyemeyeceğim ne yazık ki... Çünkü The Adventures of Tintin; her ne kadar başarılı bir yapım olsa da Tenten hayranlarını tatmin etmekten uzak. En azından bende durum bu oldu. Fakat sıkı bir Tenten okuyucusu olmasaydım, filmden büyük keyif alabilirdim diye düşünüyorum. Bu cümleden filmi beğenmediğim ya da keyifle izlemediğim anlamı çıkmasın, sadece beklentim tam olarak karşılanmadı ya da okurken aldığım tadı alamadım diyelim. Aslında bu; hayranlıkla okuduğunuz roman, çizgi roman, oynadığınız oyun vs filme aktarıldığında sık sık karşılaştığınız bir “olmamışlık” duygusu... Filmin kendisinden mi yoksa izleyiciden mi kaynaklanır bilinmez. “Neden olmamış?” sorusuna tatmin edici bir rasyonel cevap veremeyişim de bundan kaynaklanıyor olabilir.

The Adventures of Tintin; animasyonlarda teknik olarak çıtayı çok çok yükseklere taşıyor. Bu anlamda 10 üzerinden 10 puanı hak ediyor. Canlandırmalar, karakterizasyonlar çok çok başarılı. En küçük detay üzerinde bile titizlikle çalışılmış ve inanılmaz bir gerçekçilik yakalanmış. Animasyonun vardığı son nokta diyebiliriz. Bunun en önemli nedeni de animasyonların sensörlerle yapılan gerçek çekimler üzerinden üretilmesi herhalde. Yapımcılığını Lord of the Rings serisinin yönetmeni Peter Jackson, yönetmenliğini Steven Spielberg’in yaptığı bir filmden böyle bir sonuç çıkması doğal.

Öykü tanıdık. Sadece alıştığımız Tenten hikayelerine oranla gizem açısından biraz eksik kalmış. Benim için en şaşırtıcı yanı ise Tenten ile çocukluk kahramanım Kaptan Haddock’un yeni tanışıyor olması oldu.

Karakterler zaten bildiğimiz karakterler. Tanıtmaya gerek duymadığım Tenten, onun akıllı ve sevimli köpeği Fındık, sürekli sarhoş Kaptan Haddock, sakar ve aptal Thomson-Thompson ya da Dupond-Dupont dedektifler... Kaptan ve Fındık filmde yine çok çok iyi işlenmiş, ikiz dedektiflerin ise biraz daha fazla rol alabilmesini isterdim.

The Adventures of Tintin; aksiyonu bol bir macera, Tenten’in olmazsa olmazı olan mizah da unutulmamış tabii. Heyecanla, kendinizi kaptırıp izleyebilirsiniz. Özellikle Kaptan geçmişten bir öykü anlatırken, günümüze yapılan geçişler inanılmaz başarılı. Uçak sahnesine ise bayıldım.

Filmi beğenmedim değil, beğendim ama Tenten’i çok sevdiğim için bir şeyler eksik kaldı. Belki animasyonlardaki gerçekçilik beni biraz rahatsız etti, çünkü Tenten’in olayı o değil. Bilemiyorum. Ama animasyon film izlemeyi seven herkese Tenten’i gönül rahatlığıyla önerebilirim. Sadece Tenten’i de çok seviyorsanız, o özlediğiniz tadı tam olarak bulamayacağınız da aklınızda olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder